ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ VE BALON SİNOPLASTİ:

ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ

Endoskopların teknolojik gelişimi ile beraber burun ve sinüslere yönelik endoskopik cerrahi teknikleri 1970 ve 1980’lerden itibaren gelişmeye başladı. İlk yıllarda yalnız sinüzit tedavisi için kullanılırken bugün göz ve kafa kaidesi ile ilgili pek çok hastalık ve tümör için kullanılır hale gelmiştir.

Endoskopik sinüs cerrahisi sinüslerin, ostium adı verilen küçük ve dar boşalma deliklerini tıkayan etkenlerin açılarak sinüslerin kendisini temizlemesine imkan vermesini sağlar. Kronik sinüzit ve burun poliplerinin cerrahi tedavisinde bugün tercih edilen cerrahi tekniktir.

Ameliyat sonrası burun tamponu uygulaması şart değildir, ancak bazı cerrahlar tampon tercih edebilir. Tampon kullanılmadığında hasta için ağrısız bir ameliyattır. Ameliyat sonrası ilk bir hafta daha yoğun olmak üzere bir nezle hali ve burunda kabuklanma dört haftaya kadar azalarak sürer.

Endoskopik sinüs cerrahisi emniyetli bir ameliyat olarak kabul edilir. Cerrahide sinüs sınırlarının dışına çıkılırsa oluşan majör komplikasyonlar dediğimiz görme ile ilgili sorunlar ya da körlüğe neden olabilecek göz oluşumlarına ve görme sinirine zarar gelmesi, kafa içine girilmesi ile beyin omurilik sıvısının burundan akması (rinore) veya  kafatası içine hava kaçması (pnomoensefalus) ve şah damarı yaralanmaları gibi istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir. Ancak bu durumlar ile karşılaşma olasılığı çok düşüktür (10.000’de 4). Ameliyatı yapan hekimin yeterli anatomi bilgi ve tecrübesi ile dikkatli radyolojik analiz ve gerektiğinde ameliyat esnasında navigasyon kullanımı bu komplikasyonları önlemede yardımcı olur.

 

BALON SİNOPLASTİ:

 

Son yıllarda ABD’de uygulama sayısı artan, endoskopik sinüs cerrahisinden çok sonra 2006 yılında ABD de geliştirilmiş bir yöntemdir. Büyük sinüs ostiumlarına (boşalma deliklerine) ucunda balon olan sondaların yerleştirilerek; bu balonların şişirilmesi sureti ile bu deliklerin genişletilmesidir.  Genişleyen bu delikler nedeni ile sinüsler kendilerini daha kolay temizleyerek hastalığın tedavisi sağlanır. İlk başlarda kısa ameliyat süresi, ameliyat sonrası daha rahat geçen süreç, düşük komplikasyon oranı ve yüksek başarı yüzdesi gibi avantajlar ile ön plana çıkmış bir tekniktir. Son zamanlarda yapılan yayınlarda çeşitli komplikasyonlar rapor edilmiştir. Çoğu olguda komplikasyonların tekniğin uygulanmasındaki yetersizliklere bağlı olabileceği tahmin edilse de kesin kanıtlar yoktur.

Tekniği bazı hastalarda her sinüse uygulamak mümkün olmayabilir; böyle durumlarda klasik endoskopik sinüs cerrahisine geçmek gerekebilir. Daha maliyetli bir işlem olmasına karşın sinüs ostiumlarını en az tahribatla genişletmeye imkan veren bir yöntemdir. Etmoid sinüsler için rezervuar ilaçlı kartuşlar geliştirilmiş olsa da etmoid sinüslere müdahale kısıtlıdır. Sonuç olarak belli hastalarda tercih edilebilecek bir yöntemdir.

İLERİ ENDOSKOPİK SİNÜS CERRAHİSİ UYGULAMALARI:

Sinüzit komplikasyonlarına müdahale

Sinüs enfeksiyonun sinüs dışına (Sinüs kemik duvarı, göz oluşumları, beyin dokusu veya kafa kaidesindeki büyük damar sistemleri) taşarak oluşan sinüzit komplikasyonları acildir. Hastaneye yatırılarak damardan uygun antibiyotikler verilir. Bunun yanı sıra gerekli hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi ile hastaların tedavisi tamamlanır.

Endoskopik DSR (Dakriyosistorinostomi)

Göz yaşı kesesi kanalı tıkanıklarında ortaya çıkan aşırı göz yaşarmasının tedavisi için yapılan bir ameliyattır. Klasik olarak göz ile burun kenarı arasından yapılan kesi ile, göz yaşı kesesinin burun içine ağızlaştırılması ile yapılır. Endoskopların gelişimi ile dışardan kesiye gerek kalmadan aynı ameliyat burun içinden yapılmaktadır.

Endoskopik koanal atrezi açılması

Koanal atrezi yeni doğanlarda nadir görülen bir durumdur (1/7000 canlı doğumda). Burun boşluğun arkasında genize açılan pencerelerinin kemik ve / veya mukoza ile kapalı olmasıdır. Yeni doğanlar zorunlu burun solunumu yaptığı için solunum ve beslenme güçlüğü ile ortaya çıkar. İki taraflı olduğunda airway (ağıza konan solunum yolu tüpü) ile bebek rahatlar. Çeşitli doğumsal diğer anomaliler bebekte bulunabilir. Tek taraflı olursa gizli kalıp ileri yaşlarda tanı konabilir.  Endoskopik cerrahi bugün kabul edilen yaklaşım yoludur. Bebeklerin burun pasajları çok dar olduğu için endoskopide deneyimli cerrahlarca yapılması önerilir.

Orbital dekompresyon

Göz boşluğunu dolduran oluşumların herhangi bir nedenle öne doğru itilmesi ile ortaya çıkan gözün fıtıklaşma tarzında taşması (eksoftalmus) kozmetik olduğu kadar göz kapağının kapanmaması ile korneada zedelenmeye neden olabilir. Kornea sorunları kadar görme sinirine bası da görmeyi bozacak olaylara neden olabilir. Graves hastalığı, endoskopik sinüs cerrahisi sırasında istenmeden yaralanan atardamarın göz içine kanaması, tümörler, vs. bu duruma neden olabilir. Orbita kemik duvarlarının endoskopik olarak burundan alınması yoluyla orbita içindeki basınç azaltılarak hastalık tedavi edilir.

Optik sinir dekompresyonu:

Optik sinir dekompresyonu görme sinirinin içinde seyrettiği kemik kanal duvarlarının kısmen kaldırılarak sinirin üzerindeki basıncı kaldırmak amacı ile yapılan bir ameliyattır. Trafik kazaları, endoskopik sinüs cerrahisi komplikasyonları, tümör nedeni ile basınç altında kalan sinir körlüğe neden olabilir. Zamanında müdahale ile sinir zedelenmemişse ameliyat sonrası körlük düzelebilir. Ameliyat kararı nöro-oftalmolojist konsültasyonu ile alınır.


Optik sinir dekompresyonu ameliyatı frontal kraniyotomi  ya da burun içinden yapılabilir. Frontal kraniyotomi beynin ekartasyonunu ve ameliyat sonrası yoğun bakım gerektirdiği için yerini endoskopik yönteme bırakmıştır. Endoskopik yöntemde hasta ertesi gün taburcu edilebilir.

Endoskopik Kafa Kaidesinden Tümör Cerrahisi

Kafa kaidesinde kist ve poliplerden iyi-kötü huylu tümöral oluşumlara kadar çok çeşitli hastalıklarla karşılaşabiliriz. Hastalığın cinsi ve yerine göre her hastaya özel yaklaşım gerekebilir. Juvenil nazafaringeal anjiyofibrom, kordoma, kraniyofarinjiyoma, kondrosarkoma, hipofiz adenomları, meninjiyoma, schwannoma, meningosefalosel, meningosel, adenoid kistik karsinoma, yassı hücreli karsinom, lenfoma, estesionöroblastoma bunlar arasında sayılabilir. Özellikle kafa kaidesinde derine yerleşmiş tümörlerde endoskoplar sunduğu görüş avantajı ile öne çıkarlar. Eskiden burun beyin sınırında ya da yakınındaki tümörlere yaklaşım büyük oranda hem karaniyotomi ile beyin ekarte edilerek yukardan, hem de burun içinden kombine yöntemle yapılabilirdi. Endoskopik geliştirilen teknikler sayesinde burun içinden büyük tümörlerin çıkarılması ve eksize edilen bölgenin yüksek başarı ile onarımı mümkün olmaktadır. Kafa kaidesinde ameliyat bölgesinin onarımı, tümör çıkarılması kadar önemlidir. Başarılı olmayan bir onarım hayatla bağdaşmaz. Endoskopik yöntemlerdeki onarım başarısı uygun tekniklerle en üst düzeydedir. Dolayısı ile pek çok kafa kaidesi tümöründe endoskopik sinüs cerrahisi, avantajları nedeni ile tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir.